Gloria Ironman 70.3

12037969_10155737483951980_5166383529588444640_n

foto. Emre Tacir

Gloria Ironman 70.3 ilk seneye özgü kalacagını umdugumuz ufak sorunları, son güne kadar bizi endişeye sevkeden hava koşulları, yarış sabahı saatin kaç oldugu ile ilgili muammaları ile birlikte sahane bir haftasonu olarak benim için hafızalara kazındı…yarış günü ile ilgili aşagıda daha detaylı bilgileri bulabilirsiniz ama ben biraz öncesi ile başlamak istiyorum…

Ironman de nereden çıktı? Triatlon demiyorum ozellile Ironman olarak adlandirilan orta ve uzun mesafe triatlon yarislarindan bahsediyorum. Düşünüyorum düşünüyorum nereden? Son dönem yaptıgım spor aktiviteleri sayesinde tanıştıgım, tanımadığım ama tanıdıklarımın tanıdığı bircok insanin ilgilenmesi, içinde bulundugum klüp bünyesinde bolca ironman sever olmasi, bisiklete binmeyi çok sevmem, kendim araştırıp bulup kendime çok yakin oldugunu hissettigim iki offroad (XTerra) versiyonundan çok keyif almam, dayaniklilik sporlarinin hep ilgimi cekmesi, birde baska icsel sebepler var…Daha önce kosmus olduğum yarışların ve başarıların kendi klübüm de dahil Ironman camiasında sayılmadığıni gormek…ironman yapmamis olmanin resmen camiada ayiplanmasi (evet boyle hissettiriyorsunuz)…yapan herkesin daha cok yaris kosmak istemesi…madem öyle neymiş bu Ironman diye denemek istemem. Aslinda yapi olarak bu kadar markalasmis, zincirlesmis, tuketim cilginliklarina karsiyim ama kendim de deneyimlemeden, bir kere icinde bulunmadan disaridan elestirmek kolayina da kacamazdim. Bu kadar insanin ilgisini cektigine gore var demek ki birseyler. Cok gidip geldi kayitlar acildiginda elim kayit tusuna…ama emin olup kaydolmam bile iki ayimi aldi. Neyse iste gordugunuz gibi kaydoldum ve yaristim. Boyle buyuk bi organizasyonun Turkiye deki ilk yarisin da olmak bile basli basina bir neden.

Gloria ironman 70.3 e kayit olmaya karar vermeden once ise zaten parcasi olmak istedigim okadar cok yarisa yazilmistim ki antrenman programim tam bir tez calismasi gibi idi. Bu surecte Iznik Ultra maratonunda 80km, Tahtali Run To Sky da 28km, Kackar Ultra Maratonunda 45km, Aladaglar Sky Trail de 45km’ yani sira triatlon olarak da Iznik`te sprint mesafe, Erdek Ironcamp`de orta mesafe yarislari kostum. Tum yazdigim yarislar bittikten sonra aslinda sadece Gloria odakli 6 hafta calisabildim. Bir hafta Gloria Sport Arena`da Marathonist ekibi ile iki kez Dunya Ironman Sampiyonu olmus Luc van Lierde onderliginde, bir hafta bayram tatilinde kendim kamp yapip yaristan 4 hafta once yogunlugu yuksek iki hafta gecirdim. Haftalik antrenman programinin %80 ini uyguladim. Haftasonlari mutlaka bir gun uzun bisiklet, birgun uzun kosu yaptim. Kosularimi genelde ormanda ki kostugum yarislar dusunulurse patika agirlikli yaptim. Bisiklet antrenmanlarinin bir bolumunu dag bisikleti ile ormanda yaptim. Son haftalarda aero bari da taktirip yeniden bike fit yaptirdigim yol bisikletinden inmedim. Bisikletten sonra brick denilen hemen bisikletten inip yapilan kosularin %80ini yapmadim. Asfaltta neredeyse son iki haftasonu haric hic kosmadim. Hic interval antrenmani yapmadim. Hic kuvvet antrenmani yapmadim. Yuzmeye cok sonra basladim. Haftada en fazla iki kere yuzebildim. Cogunlukla teknik calismalar ve driller yaptim. Yediklerime hic dikkat etmedim duzenli beslenmedim. yeteri kadar kilo veremedim. Yaristan dort hafta once icki icmeyi -ki zaten yogun bir alkol tuketimim yok- biraktim. Yaristan 2 hafta once antrenmanlariminin dozunu azalttim, son bir hafta cok buyuk bir sanssizlik ile kotu hastalandim. Iki gun yattim. Serum, bolca vitamin ve ilaclar ile yaristan sadece 3 gun once toparlayabildim. Son hafta hicbir antrenman yapamadim. Bunlarin sonuclarini raporun ilereyen bolumlerinde gorebileceksiniz.

10537176_10155798059641980_5156617218965883164_n

foto. Emre Tacir

Biraz da antrenman surecindeki psikolojimden bahsetmek istiyorum. Bana yakin arkadaslarim bilirler. Duzenli, caliskan ama cok da zora gelemeyen, zor kosullar demiyorum antrenmanlarda zora gelemeyen bir tipim. Interval yapmayisim, kuvvet antrenmani yapmayisim, az yuzmem hep bundan. Sevmedigim seyleri yaparken cok zorlaniyorum. Ama hedefe odaklandigim icin olabildigince kendimi zorladim.  Antrenman yaptikca sonuna dogru -bu bolum biraz elestiri iceriyor isteyen sona dogru gecsin- triatlon camiasinin egolarindan, sadece sure odakli konusmalarindan, surekli personel best hedefi ile yaris yaris kosmalarindan, asiri derecede sadece basariya odaklanmis olmalarindan sikilmaya ve bu isten keyif almamaya basladim…keyif almadikca isler daha zor gelmeye, zor geldikce antrenmanlar yapilmamaya…yapilmadikca yaris stresi sarmaya basladi…cok az kalmisti artik..Bu surecte farkettim ki aslinda bende hirsli ve bu hirsin kendini yonetmesine izin veren bir insana donusmusum…halbuki ben zevk almak icin, kendimi iyi hissetmek icin yapiyordum bu isi…birdenbire insanlara kendimi kanitlama isine nasil donusmustu..hastalik bir yandan, kafam da bu dusunceler bir yandan ilk kez yapacagim Ironman 70.3 yarisi seyahati icin toparlanmaya basladim.Hava durumu ve yaris parkurlari son haftalarda o kadar degiskenlik gosteriyordu ki herkes surekli ya havayi ya parkurlari tartisiyordu. Bisiklet parkurunun nasil bisiklet surulemeyecek halde oldugu, havanin ruzgarli, yagmurlu olusunu, denizin dalgalarinin buyuklugunu konusan konusana. Daha yaris baslamamisken organizasyonun kimbilir ne kadar kotu olacagini bile konusuyorlardi. Adi Ironman olan bir yarista insanlarin beklentilerinin ve isteklerinin dumduz dalgasiz bir deniz, tertemiz asfaltli, yokussuz bir bisiklet parkuru ve neredeyse tartan kalitesinde bir kosu parkuru olmasi cok garibime gitmeye baslamisti. Belki de fazlaca patika sever ve zor kosullara alisik bir insan olmam gariptir bilemiyorum…bisiklet parkurunu daha once yapmis ve soguk asfalt olmasini kabul etmistim belki de…ama birde ben dag bisikletcisiyim benim icin herturlu fazlasi ile iyi idi.

Cuma sabahi Antalya icin yola ciktim. Kalacagim otel yarisin T2 dedigimiz bisikletten kosuya gececegimiz degisim alanini ve kosu sonrasi finish alani olan atletizm pistini de bunyesinde barindiran, daha once yaptigim kamptan ne kadar muhtesem oldugunu bildigim Gloria Sport Arena idi. Butun Marathonist ekibi olarak burada konakladik ve yaris oncesi cok faydali oldugunu dusundugum iki muhtesem gun gecirdik. Ilk gece ulkemizi Kona`da temsil etmis olan, bircok kez Ironman yarislari bitirmis, harika sonuclar almis, kendisi de bi okadar mutevazi ve iyi olan Oguz Omur ile sohbet ettik. Yukarida yazdigim kafamda haftalardir beni mesgul eden o garip dusunceleri biliyormuscasina icimi rahatlatan bi konusma yapti ki o gece itibari ile bu isten yeniden zevk almaya baslayacagimi hissettim. O gece bana ve Pazar gunku yarisima cok dokundu. Son iki gun uzun zamandir gormedigim arkadaslarimi gormek, Ironman yaris organizasyonunun buyuklugunu hissetmek, bolca yemek yemek ve dinlenmek ile gecti.

Yaristan bir gun once iyi organize edilmis, bir cesit stand up havasinda gecen yaris briefingine katildik. Ingilizce olan briefing ozellikle dev bir organizasyonun parcasi oldugunuzu anlamanizi sagliyor. Brief de bir hayli yeni katilimcinin oldugunu sorulan soru karsisinda kaldirilan ellerden anladik. Tecrubeli Ironman katilimcilarinin asagilayan gozlerle bakislari ve yandik bu kadar cok caylak deyisleri cok garibime gitti acikcasi. Kimse Ironman olarak dogmuyor benim bildigim. Endiselerinin ozellikle bisiklet parkurunda tecrubesizlikler nedeni ile olusan kazalar oldugunu biliyorum ama bir zahmet dikkat etsinler. Cok tecrubeli insanlarin da ne kazalar yaptigini biliyoruz. Onemli olan hem kendinizi hemde baskasini tehlikeye atacak hareketler yapmamak ve inanin hickimse ozellikle baskasina ve kendine zarar verecek bir olayin parcasi olmayi istemez. Briefing den sonra degisim alanlarinda kullanacagimiz esyalarimizi icerecek cantalarimizi duzenlemek icin odalarimiza cekildik. Triatlon seyahatinden yarisina antrenmanina tam bir lojistik isi. Her bir cantaya dogru malzemenizi koymalisiniz ki yaris sirasinda zorluk yasamayin.

ironman

Cantalari ve bisikleti alip bu yarista iki farkli noktada olan T1 ve T2 degisim alanlarina birakmak, bisiklet check-in ini yapmak uzere yola ciktik. T1 alani kaldigimiz otelden 3.5 km uzakta idi. Sirtimizda cantalarimiz ile bisikletle gittik. T1, denizden cikip uzunca tek bir hatta duzenlenmis bir alanda once cantaniza sonra bisikletinize ulastiginiz degisim alani. Check in de bisikletinizin frenleri ve vites sistemleri ve kaskiniz kontrol ediliyor. Ben ayakkabilarimi, kaskimi ve yaris numarami astigim yaris kemerimi bisikletin uzerinde birakmayi planlamistim ancak gunlerdir yagan ve o aksamda yuksek ihtimal ile yagacagini dusundugum yagmura ragmen organizasyondan bisikleti ve uzerine birakacagim esyalarimi hava kosullarindan koruyacak bir ortu saglanmadigi  ve bende yanimda benzer birsey getirmedigim icin degisim cantama biraktim. Bisikleti astim ve degisim alaninin on tarafina gidip cipimi aldim ve onumde kahverengi dev dalgalara bakmakla mesgul olan diger endiseli gozlere katildim. Deniz birgun oncesine gore sakindi ancak yine de dalgalar insani urkuten boyutlarda idi ve su yagmurla beraber iyice kahverengi ve bulanik hale gelmisti. Herkes yuzmenin yapilip yapilamayacagindan bahsediyordu. Tek dusundugum ertesi gun nasil olur ise olsun o suya girip elimden geleni yapip olabildigince hizli o sudan cikmak gerektigi idi. Zaten 3. triatlon yarisimda ilk ikisinde dalgalarla bogustuktan sonra sakin bir denizde yuzmeyi hic hayal edememistim :). Kosu icin hazirladigim cantayi da kaldigim oteldeki degisim alanina biraktiktan sonra son aksam yemegi ve dinlenmek icin odaya cekildim. Kafamdaki o sorular artik cok azalmisti sadece nasil bir yaris cikaracagimi merak ediyordum. Keyifle yaris sabahini beklemeye basladim. Erkenden de uyudum. Evet uyuyabildim.

bisiklet

foto. Ahmet Ufuk Anatca

Yaris sabahi saatin kac oldugu dusuncesi ile uyandik. Herkes yaris gununde saatlerin dunya saati ile ayni gun degismemesinden kaynakli stresler yasadi. Kahvaltisini yapamadan yarisa gelenler, yarisa 1 saat gec kalip suya 1 saat sonra girenler olmus. Ben ne olursa olsun erken kalkanlardan oldum ki dogru saat buydu. Herzamanki yaris sabahi kahvaltimi yapip yaris baslangic noktasina servisle hareket ettim. Once bisikletimi sonra cantami kontrol ettim. Cantadan kask ve yaris kemerimi alip bisikletin uzerine biraktim wet suitimi giyip isinmak icin suyun kenarina yaris balangic alanina gittim.Dubalar yerlestirilmis idi. Kiyida herkesi birbirine ilerideki dubalari gosterip parkur rotasini anlamaya calisirken goruyordunuz. Yaris briefinde gosterilenden daha fazla sayida duba ve dalgadan cok anlasilamayan bir duzen vardi. Neyse dedim nasil ise arkadan gidicem takip ederim insanlari. Sonra yas gruplarina gore degil birgun once degistirilen sekli ile rolling start dedikleri herkesin kendi tahmini suresine gore maraton dalgalarina benzeyen sekilde siraya girdik. Ben kendi ongorum dogrultusunda 40-45dk yazili bolume gectim ve once prolarin startini sonra da tum yas gruplari ve bayrak takimlarinin suya girisini izledim. Hemen suya girmeden onceki halidan gectiginizde sureniz basliyordu o yuzden aceleye gerek yok ama iyi bir grubun beni cekebilecegini aslinda arkada kalarak daginik yuzen bir grubun beni normal yuzusumden de daha sonra sudan cikaracagini ongorememistim. Iki tur olan yuzme parkuruna hemen kiyidaki kocaman dalgayi birtakim darbeler ile atlatip basladim. Normal nefes duzenimde yani 3 kulacta bir yuzemedim. Hem nabzim cok yuksek atiyor hem de dalga yonu dogrultusunda soldan nefes aldikca su yutuyordum. Tamam dedim birak yeter ki yuzmeye devam et. Arada bir cikan bonemi takmam birde yuzume aldigim tekmeyi sindirmek icin iki kere durdum. Onun disinda iste kendi hizimda yuzdum. ilk tur sonunda karaya ciktim saate baktim…cok da kotu degil..ama sonradan suya girdigim icin aslinda bircok insan ikinci turundan cikmak uzereydi. Neyse dedim devam…ikinci tur daha hizli ve rahat yuzdum ve cok da yorulmamis olarak 41 dk da kiyiya ciktim. Kendime 45 dakika bicmistim sonradan ogrendim ki parkur bircok kiside eksik olculmus demek ondan erken ciktim. Cok uzun olan T1 alanina giden kosuya basladim once gozlugumu bonenin uzerine kaldirdim ve wetsuitin tek kolunu cikarip uzerimden siyirmaya basladim. Hemen cantami alip bisiklet ayakkabilarini giydim wetsuiti ve boneyle birlikte gozlugu kafamdan cikarip cantaya attim. Bisikletin yanina dogru kosmaya basladim tamam daha bir hayli bisiklet var demek ki kotu degilsin diyordum bir yandan kendime. Hemen kaskimi ve kemerimi uzerime gecirip bisikleti askidan cikarip kosmaya basladim.

12190762_10153140819696440_1959480734_o

foto. Giant Turkiye

Yaristan once en cok korktugum konulardan biri yuzmeden gec cikip bisiklette draft kurali nedeni ile insanlari gecmeye calisirken trafikte takilacak olmamdi. Ama hic de korktugum gibi olmadi ilk kmlerden itibaren guzel bir hizda tempomu tutturup ilerlemeye, ilerledikce de insanlari gecmeye basladim. Bizim klupten Vesile ile ilk km lerden itibaren onlu arkali gitmeye basladik. Kesinlikle draft kurallarina uyarak bazen aramizda birkac yuz metre bazen sadece 10m olarak. O yokuslarda beni gecip gozden kayboluyor ben ise duz bolumlerde onu yakalalip geciyordum. Planladigim gibi besleniyor ve sivi aliyordum. Sadece mideme surekli jel girmesin diye bisiklette kati gida ile beslenme fikri pek uygun degilmis. antrenmanlarda da ayni barlar ile besleniyordum ama yarista durmadan ve o hizda giderken kati gida cignemeye calismak pek efektif olmadi. bisiklet sirasinda planladigimin yarisindan az beslenebilmistim. Ama yine de bisiklet kismi bekledigim gibi cok iyi gidiyordu. Gerci neredeyse her km de birilerinin ya dusmu yada tekeri patlamis oldugunu gormek dikkati elden birakmamam gerektigini gosteriyordu. Genel klasmanda 150 kisi gecmisim bisiklette. Yokuslarda da cok zorlanmadim. Guzel bir kadans ile bacaklarimi da cok yormadan ilerledim. Takviye istasyonlari guzel noktalarda idi. Ilk istasyonda durmadan gectim. Iki mataramdan birinde sadece su digerinde elektrolit ve jellerin sikili oldugu su vardi. Su olan matarayi ikinci istasyonda atip sadece su alarak devam etmeyi planlamistim. Iste ikinci istasyonda bu planim alt ust oldu..verdikleri su mataraligima sigmiyordu…sakin olmaya calisarak icinden su bosaltip sikistirarak yerlestirmeye calistim yine olmuyordu…durmadim ama istasyon bitiyordu acil cozum olarak suyu atip izostar matarasini aldim. Tamam bu yerine oturdu devam…ama o anlik dogru gelen cozum sonra cok aci bicimde karsima cikacakti…kendime gore iyi bir tempoda ve gercekten cok rahat bicimde T2 ye saatim 3.13 u gosterirken ulastim. kendime 3.15 bicmistim…hersey yolunda…ta ki bisikletten indigim an T2 ye ulasirken bacaklarimin uyusmus oldugunu farkedene kadar…hayir sizi bu kadar zorlamadim…acilin bakalim…hemen bisikletimi asip cantama ulastim coraplarimi ve ayakkabilarimi giyip kosmaya devam ettim. O sirada yine bizim klupten Kubra elimden posetimi aldi. Bir an afallayip onun orda gonullu oldugunu anlayamadigim icin israrla hayir diskalifiye olurum diye vermemeye calistim. Saskin Ceren :). Gloria sports Arena toprak kosu yolundan kosmaya basladim.

12046954_10153798032309866_7895417112167532344_n

foto. Mehmet Vanli

Bacaklarimdaki hissizlik geciyor gibi…tamam tahminden iyi gidiyorsun…degisim sureleri de guzel..iyi bir surede de kosarsan harika bir finis seni bekliyor diyordum ki…antrenmanlarda icmedigin hic bilmedigin izostarlar, susuz kalmis bedenimde fazlasiyla tuz biriktirip boyle midene dokunur iste…midemde once krapmlar ve feci bir agri ve yutkunurken agzima gelen aci sivilar…inatla kosmaya calisiyorum ama yok olmuyor…sakinlemek icin yurumeye basladim…o sirada Burcu Omur yanimdan ikinci turu icin gecerken belime dokunup hadi yurumek yok kosacaksin dusuk tempo da olsa dedi…midemin kotu oldugunu soyledigimde kus ozaman deyip yanimdan gecip gitti. O sirada kac dk gecti bilmiyorum ama artik yurumedigimi ve durmus oldugumu farkettim. Parkurun icinden gectigi golf alanindaydik. Etraftaki cop kutularina birkac kere kusabilmek icin yeltendim ama yok cikmiyor…ilk defa o an bu yaris bitmeyecekmis buraya kadarmis dedim…o kadar antrenman, stres, duzen, emek hepsi organizasyondaki o mataraliga sigmayan su sisesi yuzunden bosa mi gidecek…elbette ki hayir ne olursa olsun bu yarisi bitirecegim…yuruyerek de olsa..sonra yavas yavas yurumeye…bir zaman sonra da kosabilmeye basladim…10.5km lik ilk turu 1.18 de ikinci turu 1 saatte tamamlayarak o finisten kosuda 2.18 total zamanda da 6.21 de gectim…evet bitti…muthis bir his! bitti bitti bitti!!!

12108254_10154445170234852_3699851879973518110_n

foto. Kubra Varli

Yazinin gidisatindan da anlayabileceginiz gibi ilk zamanlari kararsizlikla gecen Ironman yapma istegi, gercekte yapmak istedigim yarislarin takvimleri ile cok karisan bir antrenman programi, iyi bir triathlon kosusu icin yapmadigim gerekli antrenmanlar, surecin ortalarina dogru yanlis insanlardan aldigim yanlis etkilesimler nedeni ile psikolojimin dagilisi, sonra kisacik bir konusma sonrasi neyi neden yaptigimi anlama surecim, yaristan aldigim keyif, ve ne olursa olsun zorluklarla mucadele edebilme istegim…hepsi benim icin inanilmaz bir deneyime donustu ve ilerisi icin onemli dersler aldim. Bir daha Ironman yarislarina katilir miyim bilmiyorum ama triatlon maceram bitmedi bunu soyleyebilirim.

Triatlon uc farkli spor dalini icinde barindirigi icin zaten zor bir ugras. Sizin fiziksel yetiniz disinda ne kadar para harcayabileceginize gore etkisi degisir  bir bisiklet, birde cok calissaniz da cocukluktan ogrenmedi iseniz bir yere kadar gelisebilecek yuzme faktoru. Isinizden gucunuzden kalan azicik vakitte ise hangi antrenmani yapacaginiz sasiracaginiz bir coklu spor. Sartlar zorlu, insanlar cok rekabetci ama siz de zihinsel olarak yeteri kadar guclu iseniz yapamayacaginiz birsey degil…yapin ve siz de benim gibi keyif alabileceginizi ogrenin.

Yaris bircok tartisma halen surse de bitti. Bunlarin hicbirine yorum yapamiyorum cunku baska bir ironman yaris tecrubem yok. Sadece mataraliklara sigmayan su destegi bana inat etmeseydim yarisi bitirtmeyebilirdi. Birde kosu parkurunda iken otellere giremeyen-cikamayan ve trafikte sikisan halkin kornali tepkilerini unutamayacagim. organizasyonda ozellile kosu bolumunde istasyonlarda bulunan gonullulerin tek tek isimlerimizle bize tezahuratlari, koylerdeki cocuklarin o sen sakrak halleri ve tezahuratlari, hepsinin kendi bisikletlerine kosup yarisin bitmesi ile birlikte yollarinin acilip binebilmeyi beklemesi sahane idi. Umarim kucuk birkac hayata dokunmusuzdur.

Iki yildir yogun dayaniklilik sporlari yapiyorum. Cogunukla ultra maratonlar, ozellikle patika da daglarda kosuyorum. Genel olarak insanlar triatlon ile bu sporu kiyaslamami bekliyorlar. Ben de kendimden bekliyordum ama iki farkli sporda bambaska dinamikler soz konusu. Hangisi daha kolay hangisi zor bilemem evet ikisi de zor 🙂 Ama hangisinden daha cok zevk aliyorsun derler ise dag kosularimi asla degismem…okudugunuz icin tesekkurler. yazdigim bilgisayarda Turkce karakterler yoktu okumanin zorlugu ve kullandigim Turkce nedeni ile de ozur dilerim.

Cok uzun zamandir ilke defa yakin bir zamanda (hatta birkac ay icinde bile) bir yarisim yok. Bu seneyi daha cok ultra maratonlara ayirmayi ve Agustos ayinda hayalim olan UTMB organizasyonu icerisindeki TDS yahut CCC parkurlarindan birini kosmayi umuyorum. Stresden uzak daha az hedef yarislar iceren bir sene beni bekliyor. bu kadar cok yaris degil hakki ile birkac yaris kosmayi istiyorum. Bakalim hayat bana neler sunacak..sevgiler

Reklamlar

Gloria Ironman 70.3’ için 3 yanıt

  1. tebrikler Ceren… bir solukta okudum adeta yarışıyor gibi hissettim… maalesef bu işlerin skor yarıştırma egosuna bulaşması çok üzücü ama sporun tadını alarak organizasyonlara katılanlar da hiç azımsanmayacak kadar çok… önemli olan ülkemizde böyle güzel bir organizasyonu görmek bir taraftan… ve azmine hayran kaldım tekrar tebrikler kocaman..

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s